Bu kitabı ilk kez 1982 yılında resimleyip yayımlamıştım. Daha sonra 2001’de resimlerini yeniden yaptım. Son olarak da 2013’de üçüncü kez ve biraz daha farklı bir tarzda resimledim. Sebat ve inat üstüne bir öykü. Arka planında ise aslında keman çalmamı istemiş olan babam var büyük olasılıkla. “Keşke keman çalabilseydin” derdi arada. 

35 yıl kadar önce Şile civarında bir tepe yamacındaki yavru keçiyi kurtarmaya kalkışmıştım. Öyle acıklı bir ses tonuyla BEEE’liyordu ki “Belli ki oradan inemiyor” deyip tırmanmış, onu kucağıma almış ve inerken bir taşın üstünden kayıp ayağımı burkmuştum. Hastaneye gitmemi gerektirecek bir durum değildi (belki de öyleydi ama ben gitmedim) ama davul gibi şiş bir ayakla birkaç gün geçirdim. Öykü o zaman ortaya çıktı. 

80’li yıllarda Bando Çocuk Dergisi için yaptığım bir çizgi-öykünün kitaplaşmış basımı. “Sanat” kavramını anlatmak zor. Zaten anlatılacak bir kavram olmanın ötesinde kendini sadece ortaya koyarak anlatan bir olgu.

Süpermöö her inek gibi bir inekti… Her inek gibi otlar, her inek gibi okula gider, her inek gibi kitap okur, dünyayı izlemeye, bilgisine bilgi katmaya çalışırdı… Ancak bir gün beklenmedik bir şey oldu…

Çoklu Zekâ Dizisi için yazılmış bulunan bu kitabı bu kez Çınar Dize Sertbarut resimledi.

Çoklu Zekâ Dizisi için yazılmış bulunan bu kitabı bu kez Çınar Dize Sertbarut resimledi.