Macera

Her günkü gibi sıradan bir gündü. Her zaman olduğu gibi akşamüzeri inşaatın orada toplanmıştık ve derken evlerimize çağrıldık. Babalarımız gelmişti artık ve yemek saatiydi ve evli evine köylü köyüne gitmeliydi. Gittik de. Hepimiz? Hayır. Her ne olduysa oldu, aramızdan biri, Ayşegül, o evine gitmedi. Nereye gitti? Bilmiyoruz. Ayşegül evine gitmedi ve ona ne olduğunu bilmiyoruz. Tuhaf ama durum bu…

Bulut ve arkadaşlarının ikinci macerası. İki mahalle arasında pazar yerinde kitap satma konusundaki rekabet. Taraflardan biri korsan kitaplar satmakla kalmıyor, öteki tarafı şiddet uygulayarak sindirmeye çalışıyor. Bulut ve arkadaşları da mağdur olan kendi sınıf arkadaşlarına destek olmaya çalışıyor.

Kavgaya katılmak istemeyen Metin, arkadaşlarının gözünde “korkak” oluvermiştir. Hele Mine’nin de onu böyle görebileceğini düşünmek, içini kemirir.

Tam o günlerde, yaşadıkları yerdeki ormanın ağaçlarının kesileceğini öğrenir. Ormanı kurtarmanın bir yolu olabilir: Orada yaşadığı söylenen benekli baykuşu bulup fotoğrafını çekmek. Ama baykuşlar geceleri ortaya çıkar. Metin’in ise karanlıkla arası pek iyi değildir…

Arkadaşlık, ilk hoşlanmalar ve doğayı koruma mücadelesiyle iç içe geçen bir macera. Peki, cesur olmak gerçekten ne demektir?