yazarlık/yazmak

İki Mizahçıdan Çocuk Öyküleri

Avrupa ya da Amerika’da yaşayan yazarların yazdıklarıyla elde ettikleri refah zaman zaman çenemizi yorar. “Adam” deriz. “Tek bir kitabının geliriyle almış kendine…” Bu imrenmeyi hayıflanma izler. “Oysa ben…” Bu hayıflanmadaki örtülü övünme şudur: “Aslında benim o bir kitabıyla villa alan yazardan geri kalır yanım yok, ne çare ki Türkiye…” Evet Türkiye çoğu kez daha azla …

İki Mizahçıdan Çocuk ÖyküleriRead More »

İp Kimdeydi Kim Tutacak?

Ülkemiz, çocuğun bol bulunduğu, herkesin çocuklara pek düşkün olduğu bir ülke. Ama büyük bir hızla sayısını arttırdığımız, gönüllere eğlence olsun, evlere neşe getirsin, yaşlılıkta destek olsun, sallantılı evlilikleri kurtarsın, dedelere torunluk etsin vb. nedenlerle sayısını her geçen gün büyüttüğümüz çocuk kitlesinin barınma, yeme, içme, eğitim vb. maddi ve manevi gereksinmelerini karşılayabilecek ferahlıkta mıyız, orası biraz …

İp Kimdeydi Kim Tutacak?Read More »

Selahattin Bey Köprüden Nasıl Geçti?

Trafiğin henüz yoğunlaşmadığı akşamın erken saatlerinden biriydi. İstanbullular yavaş yavaş işlerinden çıkıp sokaklara dökülüyor, dolmuşları, vapur ve otobüsleri dolduruyorlardı. Otobüsler homurtulu dumanlar savurarak ara caddelerden ana caddelere, oradan da köprüye yöneliyorlardı. Boğaz Köprüsü’nün trafiği tıkanmamıştı henüz. Selahattin Bey otobüse binmek zorunda değildi. Çok eski ama “iyi kötü ayağını yerden kesen” Anadol’uyla yan yoldan çevre yoluna …

Selahattin Bey Köprüden Nasıl Geçti?Read More »

Çocukların Kitabı ve Büyüklerin Marlboro’su…

Aslında bakarsanız çocuklar için kitap yapmak da kökü dışarda eylemlerden biri. Bizde Tanzimat’a dayıyorlar çocuk kitaplarının geçmişini. Bazı çocuk şiirleri örnek gösteriliyor. Tanzimat’ın kökü dışarda değil mi? Şiiri bırakalım, romanın kökü nerede? Bu tür bir köken sorgulamasının yalnızca çocuk kitapları için yapılması bu nedenle yetersiz bir uğraş olur. Masalları ele alalım. Yalnızca Arap, İran, Çin …

Çocukların Kitabı ve Büyüklerin Marlboro’su…Read More »

Çocuk Artık Çok Şey Biliyor…

Hakkı Özkan’la bundan beş yıl kadar önce ilk kez bir kitap fuarında tanışmıştım. O ana karar yazdığı hiçbir şeyi de okumadığım için kendisini tanıtırken, “Kırktan fazla kitabım yayımlandı”, dediğinde çok şaşırmıştım. İlk fırsatta yayımlanmış ve yayımlanmamış birçok öyküsünü, şiirini, romanını ve oyununu okudum. İlk fark ettiğim şey Hakkı Özkan’ın son derece üretken bir yazar olduğuydu. …

Çocuk Artık Çok Şey Biliyor…Read More »

Mıstık’la 40 Yılda Bir…

“Tam kırk yıl oldu!”Oldu dediğinde ilk aklıma gelen şey çocukluğumdu. Mıstık, benim çocukluğumun çizeriydi çünkü. Doğan Kardeş Dergisi’nde onun o Mıstık’lığından kuşku duyulmayacak kadar kendine özgü çizgilerine bakarken Mıstık imzasının ardında yaramaz bir Mustafa’nın gizlenmiş olduğunu düşünürdüm hep. Yanılmamışım! Onu yakından tanıyınca anladım bunu. Mıstık’ın kırk yıl önce başladığı çizerlik yaşamının ürünlerinden çocuklar için derlenmiş …

Mıstık’la 40 Yılda Bir…Read More »

Kemalettin Tuğcu paneli

Tuğcu’nun kitaplarının birer başyapıt olduğunu ve bugünün çocuklarına da mutlaka okutulması gerektiğini söylemiyorum. Ama bu kitapların bugün yazılıp yayımlanan kitaplarla karşılaştırıldığında edebi nitelik olarak, dil olarak, kurgu olarak onlardan geri kalmadığını, hatta epey bir bölümünden çok daha üst seviyede yer aldığını söylüyorum.