Röportajlar

Özel İstanbul Koleji Röportajı

“Diyelim Afrika’ya giden bir kahramandan oluşan macera kitabını çok büyük bir heyecanla okuyabiliyorduk. Ama bugün çocuklar internetten Afrika’nın canlı görüntülerini istedikleri saniyede, dakikada önlerine getirebiliyorlar. Artık onlara Afrika’ya giden bir kahramanın macerasını yazmak, onlar tarafından ilgiyle okunmak için yeterli değil. Başka şeyler bulmamız lazım.”

(Röportajı yapan belirsiz)

Özellikle etik değerlerin (çalma, çırpma, yalan söyleme, sözünde dur, hile hurda yapma, başkasının hakkına göz dikme.. vb) çocuklara din dışı metinlerle de sunulması şart. Ama bunu bir misyon kitapları dizisi şeklinde yapamaz. Bunu yapabilecek olanlar yine yazarların kendileridir. Edebi/felsefi bir birikimi olan, dünya kültürünü var eden başyapıtlarla beslenmiş yazarlar çocuklara yazdıkları en basit kurgulu öykülerde bile bu değerleri farkında bile olmaksızın aktarırlar.

Jules Verne röportajı

Ancak şunu akılda tutmak gerekir: Bugünkü çocuklar için Jules Verne’in ifade ettikleri, bir zamanlar bizlere ifade ettikleriyle asla aynı olmayacak. Yüz-yüz elli yıl önce yaşamış bir yazarın yapıtlarından söz ediyoruz. Bugünkü çocuk için o zamanlar öngörülen buluşların yarattığı heyecanın yerini başka şeyler aldı.

İyi Kitap / Zarife Biliz

Bakın, Delioğlu benim hayal ettiğim tipleri çizerse bir daha bırakın ona kitap resimletmeyi, yüzüne bile bakmam. Delioğlu benim hayallerimin çinileme elemanı değil ki! Mustafa Delioğlu bir sanatçı. Benim öykümü alıp resimlemesi öyküme verdiği değer dışında hiçbir gerekçeye dayanmıyor. Aslında söyleyişi de değiştirmek lazım, o benim “öykümü resimlemiyor,” benim öykümü kullanarak kendi sanatını icra ediyor. Yani aslında o ne kadar benim öykümü resimliyorsa, ben de onun çizgilerini öykülüyorum!

Okyanus Dergisi / Kış 2009 Sayı 6

Kitaplardaki hayatın “asıl”, gerçek hayatın ise “kurgu” olabileceği bir ihtimaldir, neden olmasın! Okumak için yaşayabilmek isterdim. Ama yetmezdi bana. Okumak başka her şeyi var eden, başka her şeyle birlikte var olan bir eylem benim için. Ama yine de hoş bir fantezi olarak, başka hiçbir işim gailem olmaksızın, panayır çadırlarını gezen çocuklar gibi, bir kitaptan ötekine sekerek yaşamak isterdim bir süre hiç değilse.