çocuk edebiyatı araştırmaları

Kırmızı Başlıklı Aşiftenin Başına Gelenler…

“Bir zamanlar küçük bir kıza annesi, ninesine götürmesi için kek ve tereyağı verdi. Kız ormanda yürürken bir kurt yaklaşıp nereye gitmekte olduğunu sordu. “Nineme,” dedi kız. Kurt, “Hangi yoldan” diye sordu. “Dikenli yoldan mı, çalılık yoldan mı?” “Dikenli yoldan,” dedi kız. Bunun üzerine kurt önceden gidip nineyi yedi, kanını bir şişeye doldurdu, etini de bir …

Kırmızı Başlıklı Aşiftenin Başına Gelenler…Read More »

…ve İnek de Ayın Üstünden Atladı

Oscar Wilde unutulmaz öyküsü Mutlu Prens’te dostu olan kırlangıcın ölümünü şu sözlerle anlatır: “Kırlangıç bunları söyledikten sonra prensi öptü ve cansız bedeni prensin ayaklarının dibine düştü. Tam o anda tuhaf bir ses duyuldu heykelin içinden. Sanki bir şey kırılmıştı. Gerçekten prensin kurşun kalbi ortadan ikiye bölünmüştü. Hava dondururcasına soğuktu.”  Mutlu bir prens olarak yaşadığı süre içinde …

…ve İnek de Ayın Üstünden AtladıRead More »

“Süresiz” Çocuk Edebiyatı…

Çerçeve dergisi çocuk kitapları konusuna sürekli olarak yer ayıran ilk dergi sanıyorum. Konu olarak sınırlı sayıda bir okuru ilgilendireceği düşünüldüğünden olsa gerek, sanat ve edebiyat dergilerinde herhangi bir çocuk kitabına yer verildiği seyrek oluyor. Bir çok edebiyatçı ve eleştirmen için ise çocuk kitapları konusu bir tür “alt” konu. Sanat denen büyülü kavramın içinde yer alan edebiyat tabii …

“Süresiz” Çocuk Edebiyatı…Read More »

Doğan Kardeş’ten Bugüne…

DOĞAN KARDEŞ’TEN BUGÜNE… Doğan Kardeş, adını bir çocuktan alır. Derginin sahibi Kazım Taşkent, 1939 yılında İsviçre’de çığ altında kalarak ölen oğlu Doğan Taşkent’in anısına dergiye onun adını vermiştir. Bugünkü çocuklar dışında hemen hepimiz hatırlıyoruz Doğan Kardeş’i. Türkiye’de çocuk dergiciliğinin klasikleşmiş adını anarken şöyle bir duraksayıp, “öyle güzel bir dergi bir daha çıkmadı Türkiye’de” derken biraz …

Doğan Kardeş’ten Bugüne…Read More »

Kemalettin Tuğcu paneli

Tuğcu’nun kitaplarının birer başyapıt olduğunu ve bugünün çocuklarına da mutlaka okutulması gerektiğini söylemiyorum. Ama bu kitapların bugün yazılıp yayımlanan kitaplarla karşılaştırıldığında edebi nitelik olarak, dil olarak, kurgu olarak onlardan geri kalmadığını, hatta epey bir bölümünden çok daha üst seviyede yer aldığını söylüyorum.