Çocuklara Yönelik Metinlerde “Tekrar”

Arabistan buğdayları
Severler sevdiğini
Kız seni almaya geldim
Halini sormaya geldim
Çık aradan gel peşime
Bir kızım oldu
İki kızım oldu
Üç kızım oldu..

Ve sayılar birer birer artarak oyunun hep bir ağızdan söylenen şarkısı tekrarlanır durur. Bugünkü çocuklar bu oyunu oynuyorlar mı bilinmez ama “Arabistan buğdayları” sözünün bir oyun tekerlemesinde niye yer aldığı ayrıca dikkate değer bir konu. Bir zamanlar ülke olarak buğday ithal ediyorduk desek Arabistan’ın buğday üretimi dünya sıralamasında en azından son yirmi yıldır otuzunculuktan yukarı çıkmamış. Genellikle ilk ona giren Türkiye çok daha iyi bir durumda.

Ancak konumuz bu değil.

Çocukların oyunları da kendi aralarında veya büyüklerin onlara televizyon öncesi kış gecelerinde ocak veya soba başında sundukları tekerlemeler de yukardakine benzer bir tekrar yapısı içeriyor. (Ninniler amaçları itibariyle biraz daha farklı.) Bu tekrarlar çoğunlukla saymacayla birlikte hecelerin tekrarı ve uyak/redif kullanımı ile melodikleştiriliyor.

o piti piti 
karamela sepeti
terazi lastik
jimlastik
biz size geldik
bitlendik
hamama gittik temizlendik
dik dik dik
eteğini dik!

Öyle ki, özellikle tekerlemelerde ve oyun sayışmacalarında asıl hedeflenen şeyin semantik olmaktan çok sentaktik bir yapıyla ritm duygusunu vermek olduğu söylenebilir. Yani sözler kendi içinde tutarlı bir anlam taşımak zorunda olmayabilir, yeter ki birbiri ardınca sıralanan sözcük ve heceler melodik olsun:

portakalı soydum
başucuma koydum
ben bir yalan uydurdum
duma duma dum
kırmızı mum
dedemin sakalı up uzun
zuma zuma zum!

Geleneksel masallarda da böyledir.

Giderek azalsa da, kulaktan kulağa yayılmış bulunan geleneksel hak masallarının yapısı hem yer yer anlatıcının melodi de katarak tekrarladığı melodik bölümler içerir, hem de masalın olay kurgusu büyük oranda tekrarlar içerir. Kahraman belli bir hedefe ulaşmak için belli bir ırmağın suyunu belli sayıda yudum içer, belli bir dağı tırmanır, belli bir ihtiyara yardım eder, belli bir yavru kuşu düştüğü yerden kaldırıp yuvasına koyar vb…

Bir önceki kahramanın da aynı şeyleri aynı sırayla tekrarladığını masalı okuyan ve dinleyen olarak biz biliriz. Oysa masalın devamında devreye giren yeni bir kahraman, ki bu “kötü” biri olabileceği gibi, iyi olmakla birlikte acemi veya toy biri olabilir, özensiz biri olabilir, kurallara uymayı reddeden biri olabilir vb… Bu kişi aynı “ritüel”in adımlarını atarken diyelim ırmağın suyunu belli sayıda yudum yerine canı istediği gibi kana kana içer, dağı tırmanmaz da kolay yoldan vadiden geçer, ihtiyara yardım etmez, yavru kuşu görmezden gelir vb…

Bütün bunlar, kahraman tam tersini yapıyor bile olsa, aslında yine “tekrar” hanesi yazılan, onu besleyen eylemlerdir.

Bunun nedeni nedir? Masallarda, tekerleme ve oyun sayışmacalarındaki tekrarların işlevi ve buradan yola çıkarak günümüzde yazılan çocuk kitaplarındaki yeri ve önemi nedir? Öncelikle “tekrar” nedir?

(Bu yazının tamamı için BKZ: ÇOCUK VE KİTAP. Editör Erkan Çer. ISBN 978-605-7537-30-0. Eğiten Kitap Yayıncılık Org. Tic. Ltd. Şti., 2018. Ankara.

 

Dr. Fatih Erdoğan
Esenyurt / 5 Eylül 2016

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.