İlk kütüphanem...

Kütüphaneyi keşfetmek ve kullanmaya başlamak (o ilk ziyaretten sonra daha kaç kez kütüphaneye gittiğimi, başka hangi kitapları okuduğumu o kütüphaneden ödünç alarak okuduğumu nedense belleğim bana geri vermiyor) okuma açlığını doyuramayan bir çocuk için o yıllarda çok önemli olabilmişti. devamı…

Sınıfın kahkahası yağmuru bastırıyor

1961 yılı… Ağaçsız, çimenle kaplı tepeyi tırmanırken komşu kadının babama “İhtilal olmuş!” diye seslenişi üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçmiş. Hiçbir şey anlamadığım ama yıllar boyunca unutmadığım ve dönem hakkında ipucu veren tek “ses kaydı” bu.devamı…

Plastik...

Ders kitabını devletin vermesiyle başlayan sürecin yan etkileri henüz yeterince incelenmedi ama bazen bir çift sözcük bile zihniyetlerin nasıl şekillenmiş olduğunu gösterebiliyor. Tıpkı şu “çocuğa girmek” sözünde olduğu gibi. devamı…

Bologna Fuarı 2009 notları

Bunlar bir yana, ancak küçücük bir kentin belediyesinin direnciyle gelenekselleşen böyle bir fuarın bir benzerini İstanbul’da yapamamış olmak üzücü. Ama belki de İstanbul yanlış kent bunun için, aklımda Eskişehir var...devamı…

Bologna Fuarı 2008 notları

Bologna’yı “fark etmek” tabii ki önemli, ama Bologna’dan “ne aldığımız”dan çok, gelecek yıllarda Bologna’ya “ne götüreceğimiz” çok daha önemli. Bunun da yolu yazar ve çizerlerimize destek olmaktan geçiyor.devamı…

Havucu kim yedi?

Çocuk sürprizdir, evet. Beklenmedik bir soru.. Beklenmedik bir kahkaha veya ağlayıverme... Resim defterindeki sürpriz bir renk seçimi... Şaşırtıcı bir yorum... “Korkuyorum!” demişti çocuğun biri bir gün. “Korku da nerden çıktı şimdi?” dediğimde pencereyi göstermişti. “Oradan geldi!” diyerek.”devamı…
TOP